Desperate Housewives’ı bitirdiniz ve şimdi hayat biraz anlamsız mı geliyor? Wisteria Lane’in boşluğunu tamamen dolduramayız. Ama cinayetler, kötü evlilikler, kusursuz çimler ve birbirlerinin hayatına gereğinden fazla karışan kadınlarla bu 15 dizi oldukça yaklaşabilir.

Bir diziyi bitirmenin hüznü vardır, bir de Desperate Housewives’ı bitirmenin hüznü.

Çünkü sekiz sezon boyunca yalnızca Susan, Lynette, Bree ve Gabrielle’i izlemedik. Wisteria Lane’e taşındık. Komşularımızın kimden nefret ettiğini, kimin kimi aldattığını, kimin bodrumunda ne sakladığını öğrendik. Bir noktadan sonra sokağın ortasında polis arabası görmek bile bize normal gelmeye başladı.

Sonra final geliyor.

Ve siz Netflix’in, Disney+’ın ya da hangi platformu açtıysanız onun ana ekranında amaçsızca dolaşıp şunu düşünüyorsunuz:

“Peki şimdi ben ne izleyeceğim?”

Kötü haber: Desperate Housewives’ın birebir aynısı yok.

İyi haber: Onun farklı taraflarını taşıyan çok iyi diziler var.

Kiminde Bree Van de Kamp’ın kusursuz sofralarının ardındaki karanlığı, kiminde Gabrielle Solis’in utanmaz enerjisini, kiminde Lynette’in “ben bu aileyi nasıl hâlâ ayakta tutuyorum?” halini bulabilirsiniz.

Başlayalım.

011. Devious Maids

Desperate Housewives’a benzerlik: 10/10

Başka hiçbir şey araştırmadan önce bunu açabilirsiniz.

Çünkü Devious Maids, Desperate Housewives’ın yaratıcısı Marc Cherry’nin sonraki dizilerinden biri. Üstelik Eva Longoria da yapımcıları arasında. Yani benzerlik tesadüf değil.

Bu kez Beverly Hills’in dev malikânelerindeyiz. Merkezde ise bu evlerde çalışan kadınlar var.

Zengin aileler, yasak ilişkiler, korkunç evlilikler, cinayetler, sırlar ve kimsenin göründüğü kişi olmaması…

Tanıdık geldi mi?

İlk bölümün bir cinayetle başlaması da ayrıca tesadüf sayılmaz.

Desperate Housewives sonrası ilk izlemeniz gereken dizi buysa şaşırmayın.

En çok neyi hatırlatıyor?
Wisteria Lane + Gabrielle Solis + bol miktarda cinayet.


022. Why Women Kill

Desperate Housewives’a benzerlik: 9.5/10

Marc Cherry bir kez daha “kusursuz görünen evlerin içinde insanlar birbirlerini neden öldürür?” sorusuna dönüyor.

Ve çok şükür dönüyor.

Why Women Kill’ın ilk sezonunda aynı evde, üç farklı dönemde yaşayan üç kadını izliyoruz: 1960’lar, 1980’ler ve günümüz. Üç evlilik. Üç farklı ihanet hikâyesi. Ve adından da anlayabileceğiniz üzere işler pek iyi bitmiyor. Dizi, Cherry’nin Desperate Housewives sonrası aynı kara mizah–melodram damarını sürdüren işlerinden.

Özellikle Lucy Liu’nun Simone’u, Gabrielle ve Bree’nin bir laboratuvarda birleştirilmiş hali gibi.

Kostümler şahane, evler şahane, insanlar korkunç.

Yani olması gerektiği gibi.

En çok neyi hatırlatıyor?
Bree’nin estetiği + Gabrielle’in enerjisi + Mary Alice’in cinayet anlatıcılığı.


033. Good Girls

Desperate Housewives’a benzerlik: 9/10

Üç banliyö kadını para sıkıntılarını çözmek için bir marketi soymaya karar veriyor.

Basit.

Tabii ki hiçbir şey basit kalmıyor.

Soygunun ardından kara para, çeteler, silahlar, yalanlar ve giderek büyüyen suçlar geliyor. Ama bütün bunların arasında çocukları okuldan almaya, evliliklerini kurtarmaya ve normal hayatlarına devam etmeye de çalışıyorlar.

Beth karakterini izlerken insanın aklına ister istemez şu geliyor:

“Lynette biraz daha kötü kararlar verseydi böyle bir şey olurdu.”

Üstelik dizinin suç tarafı kadar kadın arkadaşlığı tarafı da güçlü.

En çok neyi hatırlatıyor?
Lynette’in kaotik aile hayatı + Wisteria Lane’in suç oranı.


044. Revenge

Desperate Housewives’a benzerlik: 8.5/10

Wisteria Lane yerine Hamptons.

Orta sınıf komşular yerine korkunç derecede zengin aileler.

Merkezde ise Emily Thorne adında genç bir kadın var. Hamptons’a yeni taşınmış gibi görünse de aslında orada bulunmasının çok net bir sebebi var: Geçmişte ailesini mahveden insanlardan tek tek intikam almak.

Ve Emily’nin bir planı var.

Hatta çoğunlukla planın içinde başka bir plan, onun içinde de başka bir plan var.

Desperate Housewives’ta sezon boyunca yavaş yavaş çözülen büyük gizemleri seviyorsanız Revenge tehlikeli derecede bağımlılık yapabilir.,

En çok neyi hatırlatıyor?
Orson dönemleri + Paul Young gizemleri + sekiz kat daha fazla entrika.


055. Dead to Me

Desperate Housewives’a benzerlik: 8.5/10

Bir yas destek grubunda tanışan Jen ve Judy hızla yakın arkadaş oluyor.

Buraya kadar sıcak bir Netflix draması gibi.

Sonra bazı şeyler öğreniyoruz.

Ve ardından bazı başka şeyler.

Ve sonra artık kimsenin söylediği hiçbir şeye güvenemiyoruz.

Dead to Me, ölüm, yas ve suç gibi ağır konuları son derece kara bir mizahla anlatıyor. Tıpkı Desperate Housewives gibi, bir sahnede üzülürken birkaç dakika sonra korkunç bir şeye gülebiliyorsunuz.

Christina Applegate ve Linda Cardellini arasındaki kimya da dizinin asıl gücü.

En çok neyi hatırlatıyor?
Kadın arkadaşlığı + büyük sırlar + “Cesedi şimdi ne yapacağız?” enerjisi.


066. Big Little Lies

Desperate Housewives’a benzerlik: 8/10

Deniz manzaralı milyon dolarlık evler.

Mükemmel görünen aileler.

Çocuklarının okul hayatını Birleşmiş Milletler zirvesi ciddiyetiyle yöneten anneler.

Ve bir cinayet.

Monterey’de geçen Big Little Lies, aslında Desperate Housewives’ın daha ciddi, daha karanlık ve HBO filtresinden geçirilmiş kuzeni gibi düşünülebilir.

Reese Witherspoon, Nicole Kidman, Laura Dern, Zoë Kravitz ve Shailene Woodley’den oluşan kadro da durumu hiç zorlaştırmıyor.

Desperate Housewives size “kusursuz hayat diye bir şey yoktur” dediyse Big Little Lies aynı cümlenin altını üç kez çiziyor.

En çok neyi hatırlatıyor?
Wisteria Lane’in zenginleşip Monterey’e taşınmış hali.


077. Bad Sisters

Desperate Housewives’a benzerlik: 8/10

Beş kız kardeş.

İçlerinden birinin gerçekten ama gerçekten korkunç bir kocası var.

Sonra adam ölüyor.

Ve doğal olarak herkes kız kardeşlerden şüpheleniyor.

Bad Sisters’ın güzelliği, cinayet hikâyesinin altında son derece güçlü bir kadın dayanışması anlatması. Kara mizahı da tam kararında.

Desperate Housewives’ın “korkunç şeyler olurken nedense hâlâ eğleniyoruz” hissini özlediyseniz doğru yerdesiniz.

En çok neyi hatırlatıyor?
Bree–Lynette–Susan–Gabrielle dostluğunun daha karanlık versiyonu.


088. The Hunting Wives

Desperate Housewives’a benzerlik: 8/10

Texas’a yeni taşınan Sophie, bulunduğu çevrenin en çekici ve en tehlikeli kadınlarından biri olan Margo’nun dünyasına giriyor.

Zenginlik var.

Dedikodu var.

Seks var.

Silahlar var.

Cinayet var.

Ve tahmin edebileceğiniz üzere herkesin sakladığı bir şey var.

The Hunting Wives, gerçekçilik konusunda fazla endişelenmeyip kendini entrikaya bırakan dizilerden. Tam da bu yüzden Desperate Housewives sonrası iyi gidiyor. TVLine da diziyi 2026’daki Desperate Housewives benzerleri arasında özellikle öne çıkarıyor.

En çok neyi hatırlatıyor?
Gabrielle Solis Texas’a taşınsa ve çok daha tehlikeli arkadaşlar edinseydi yaşanacaklar.


099. Weeds

Desperate Housewives’a benzerlik: 7.5/10

Nancy Botwin, eşinin ölümünden sonra çocuklarıyla birlikte banliyö hayatını sürdürmeye çalışan bir anne.

Tek sorun para.

Çözümü?

Uyuşturucu satmak.

Buradan sonra zaten hiçbir şeyin yolunda gitmeyeceğini tahmin edebilirsiniz.

Weeds, kusursuz çimlerin ve büyük evlerin arkasındaki Amerikan banliyösünü tiye alma konusunda Desperate Housewives’a fazlasıyla yakın. Sadece suç tarafındaki gaz pedalına biraz daha sert basıyor.

En çok neyi hatırlatıyor?
Lynette çocukları büyütürken bir yandan kartel yönetmeye başlasaydı.


1010. Palm Royale

Desperate Housewives’a benzerlik: 7.5/10

1969.

Palm Beach.

Bir country club.

Ve o kulübe girmeyi kafasına koymuş Maxine.

Palm Royale bize bir kez daha zengin insanların dünyasında sosyal statünün ne kadar absürt bir savaş alanına dönüşebileceğini gösteriyor.

Kristen Wiig’in başrolde olduğu dizide kusursuz kıyafetler, pastel renkler, sosyal entrikalar, ihanetler ve fazlasıyla camp bir mizah var.

Bree Van de Kamp muhtemelen buradaki herkesle önce arkadaş olur, ardından altı ay içerisinde tamamıyla küserdi.

En çok neyi hatırlatıyor?
Bree’nin sosyal statü savaşları + Gabrielle’in lüks tutkusu.


1111. Jane the Virgin

Desperate Housewives’a benzerlik: 7/10

Bir kadının rutin doktor kontrolünde yanlışlıkla suni döllenme sonucu hamile kalmasıyla başlayan bir diziden bahsediyoruz.

Ve bu, yaşanacakların en normal kısmı olabilir.

Jane the Virgin telenovela klişeleriyle bilinçli biçimde oynuyor. Aşklar, kayıp insanlar, aile sırları, cinayetler, beklenmedik akrabalar ve “bu artık biraz fazla olmadı mı?” dedirten olaylar sürekli birbirini takip ediyor.

Tıpkı Desperate Housewives gibi kendi absürtlüğünün farkında.

Bu da onu çok eğlenceli yapıyor.

En çok neyi hatırlatıyor?
Desperate Housewives’ın pembe dizi tarafı.


1212. Pretty Little Liars

Desperate Housewives’a benzerlik: 7/10

Evet, karakterler çok daha genç.

Ama DNA şaşırtıcı derecede tanıdık.

Küçük ve dışarıdan huzurlu görünen bir kasaba, geçmişte yaşanmış bir olay, herkesin sakladığı sırlar ve bütün bu sırları bilen gizemli biri…

Hatta Pretty Little Liars’ın geliştirilme sürecinde Desperate Housewives’ın gençlere yönelik bir versiyonu fikrinin etkili olduğu biliniyor.

Bir süre sonra dizinin mantığını sorgulamayı bırakmanız gerekiyor.

Bu bir eleştiri değil.

Bu tür dizileri izlemenin altın kuralı.

En çok neyi hatırlatıyor?
Wisteria Lane’in çocukları kendi dizilerini çekseydi.


1313. Sex and the City

Desperate Housewives’a benzerlik: 6.5/10

Burada cinayet yok.

Bodrumda saklanan ceset de pek yok.

Ama Desperate Housewives’ta asıl sevdiğiniz şey dört çok farklı kadının birbirlerinin hayatlarının vazgeçilmez parçası olmasıysa, Sex and the City hâlâ en doğru adreslerden biri.

Carrie, Samantha, Miranda ve Charlotte’ın dostluğunda Susan, Gabrielle, Lynette ve Bree’nin ilişkisinden tanıdık bir şeyler bulmak mümkün.

Tek fark şu:

Wisteria Lane’de komşunuz sizi öldürebilir.

Manhattan’da ise mesajınıza cevap vermeyebilir.

Hangisinin daha kötü olduğuna siz karar verin.

En çok neyi hatırlatıyor?
Dört kadının birbirinden tamamen farklı olup yine de birbirini bulması.


1414. Melrose Place

Desperate Housewives’a benzerlik: 6.5/10

Bir apartman kompleksinde yaşayan genç ve güzel insanlar.

Aşk ilişkileri.

İhanet.

Şantaj.

Ölümler.

Patlamalar.

Ve zaman zaman tamamen akıl dışı olaylar.

1990’ların Melrose Place’i soap opera konusunda frene basmayı pek sevmiyor.

Bir başka bonusumuz daha var: Desperate Housewives’ın Bree’si Marcia Cross, burada çok daha farklı ve oldukça unutulmaz bir karakterle karşımıza çıkıyor.

Eski dizi görüntüsü sizi rahatsız etmiyorsa keşfetmesi son derece eğlenceli.

En çok neyi hatırlatıyor?
Wisteria Lane’in 1990’larda apartmana taşınmış hali.


1515. Scream Queens

Desperate Housewives’a benzerlik: 6/10

Son önerimiz biraz daha çılgın.

Scream Queens, korku filmi klişelerini pembe dizi, moda ve kara komediyle karıştırıyor.

Cinayetler korkunç.

Karakterler daha korkunç.

Kıyafetler ise şahane.

Gerçekçilik arıyorsanız yanlış yerdesiniz. Ama Desperate Housewives’ın zaman zaman “bu senaristler gerçekten bunu mu yazdı?” dedirten absürt tarafını seviyorsanız burada çok eğlenebilirsiniz.

Emma Roberts’ın Chanel Oberlin’i de Gabrielle Solis’in çok daha kötü kalpli, üniversite çağındaki uzak kuzeni gibi düşünülebilir.

En çok neyi hatırlatıyor?
Gabrielle + Edie Britt + seri katil.

16Bonus: Umutsuz Ev Kadınları

Ve tabii ki en bariz öneriyi sona sakladık.

Çünkü Umutsuz Ev Kadınları, Desperate Housewives’a benzeyen bir dizi değil.

Desperate Housewives’ın şahane yerli uyarlaması.

Amerikan banliyösü gidiyor, yerine bizim mahalle geliyor. Ama hikâyenin temelindeki o çok sevdiğimiz karışım yerinde duruyor: komşuluk, evlilikler, ihanetler, dostluklar, aile sırları, cinayetler ve dışarıdan son derece normal görünen hayatların içindeki küçük felaketler.

Üstelik yerelleştirme işi yalnızca karakterlerin isimlerini değiştirmekten ibaret değil. Türk aile yapısı, mahalle kültürü, akrabalık ilişkileri ve bizim gündelik hayattan çok iyi tanıdığımız bazı karakter tipleri hikâyenin içine öyle iyi yerleşiyor ki dizi bir noktadan sonra kendi kimliğini kazanıyor.

Orijinalini izlemiş olmanız da keyfi azaltmıyor.

Tam tersine, bildiğiniz hikâyelerin Türkiye’ye nasıl uyarlandığını görmek ayrı bir eğlenceye dönüşüyor. Bazı sahnelerde “Aa, bunun orijinalini hatırlıyorum” derken birkaç dakika sonra tamamen yerli bir detay yüzünden kahkaha atabiliyorsunuz.

Hatta Desperate Housewives’ı yıllar önce izlediyseniz ve baştan sekiz sezonluk bir tekrar turuna çıkmaya henüz hazır değilseniz, Umutsuz Ev Kadınları çok iyi bir ara çözüm.

Belki de “ara çözüm” demek haksızlık.

Çünkü kendi başına da çok iyi bir dizi.

En çok neyi hatırlatıyor?
Her şeyi.

Doğal olarak.


17Peki hangisiyle başlamalısınız?

Her şey Desperate Housewives’ta en çok neyi sevdiğinize bağlı.

“Bana aynı hissi verin.” diyorsanız:
→ Devious Maids

Bree ve Gabrielle favorilerimdi. diyorsanız:
→ Why Women Kill

Kadın arkadaşlığı + suç istiyorum. diyorsanız:
→ Good Girls

Sezon boyunca çözülen büyük bir gizem istiyorum. diyorsanız:
→ Revenge

Daha kaliteli, daha karanlık bir şey istiyorum. diyorsanız:
→ Big Little Lies

Kara mizah istiyorum. diyorsanız:
→ Dead to Me veya Bad Sisters

“Hayır, bana yine zengin, güzel ve korkunç insanlar verin.” diyorsanız:
→ The Hunting Wives

Wisteria Lane’i bu kez "Gül Çıkmazı" olarak görmek istiyorum. diyorsanız:
→ Umutsuz Ev Kadınları

Ama hâlâ karar veremiyorsanız işinizi kolaylaştıralım:

Desperate Housewives → Umutsuz Ev Kadınları → Devious Maids → Why Women Kill → Good Girls → Revenge.

Bu rotayı bitirdikten sonra tekrar konuşuruz.

Çünkü büyük ihtimalle o noktada yeni bir sorununuz olacak:

“Bunların hepsini de bitirdim, şimdi ne izleyeceğim?”

HİKÂYE BİTTİ.
Merak devam.
favorisi
favorisi

Hayatın içinden, kültürün peşinden.