01Edward Berger’in Netflix’e bakışı
Edward Berger, film sektörünün uyanmak için Netflix’in yarattığı sarsıntıya ihtiyaç duyduğunu düşünüyor. Yönetmen, Roma’daki MIA Market’te katıldığı sohbette, filmlerin sinema salonları için mi yoksa yayın platformları için mi yapılması gerektiğini ele aldı. Konuşmasının merkezinde, filmin izleyiciye hangi mecradan ulaşacağı sorusu vardı.
"All Quiet on the Western Front" ve "Conclave" filmlerinin yönetmeni Berger, bu konuyu giderek daha fazla sarsıntı yaşayan bir iş ortamı üzerinden değerlendirdi. Salon ya da platform için film yapma meselesini, sektörün geçirdiği değişimle birlikte konuştu; tartışmayı filmlerin gösterileceği yerle sınırlı tutmadı.
Berger’in vurguladığı ihtiyaç, pandemi sonrasında yeniden izleyici arayan bir sektörün yeni fikirler bulmasıydı. Büyük yayın platformlarının bu ortamda sinema işini sarsmasını yararlı bulduğunu belirtti. Platformların etkisini değerlendirirken, değişim kadar filmlerle buluşacak seyirciyi de gündeme taşıdı.
02Her film için başka bir mecra
Yönetmenin yaklaşımında salonlarla yayın hizmetleri arasında tek bir kazanan seçmek yok. Berger, her filmin kendisine uygun bir yer bulacağını, farklı dağıtım kanallarının birbirini tamamladığını söyledi. Filmlerin aynı yolu izlemesi gerektiğini savunmak yerine, farklı mecralara alan tanıyan bir görüş paylaştı.
Kendi son filmi "Ballad of a Small Player" da Netflix tarafından yayımlandı. Filmde Colin Farrell, borçlarını ödemeye çalışan şanssız bir kumarbazı canlandırıyor. Berger’in platformlarla ilişkisi, sektör hakkındaki görüşlerinin yanında, bu filmin izleyiciye ulaştığı kanalda da karşılık buluyor.
Berger’in farklı gösterim biçimleriyle çalıştığı bir diğer yapım ise yazıp yönettiği "Submerged". Apple Immersive Video ile çekilen ilk senaryolu film olan yapım, Apple Vision Pro karma gerçeklik cihazında izlenmek üzere tasarlandı. Burada filmin hedeflediği izleme ortamı, bir salon ya da yayın hizmetinden farklı olarak doğrudan belirli bir cihaz.
Merak devam.



