01You Can See Everything nasıl başlıyor?
You Can See Everything, Elizabeth Holmes’un hapse gönderilmesine 34 gün kala yaptığı bir davetle başlıyor. A24’nin paylaştığı özete göre Holmes, kendisini belgelemesi için kuşkucu bir film ekibini çağırıyor. Başlangıçta kameranın iki tarafındaki konumlar belli: Bir tarafta hayatını kayda aldırmak isteyen Holmes, diğer tarafta bu davete kuşkuyla yaklaşan ekip var.
Yönetmen koltuğunu Nathan Fielder ile Lance Oppenheim paylaşıyor. A24’nin ödül sayfasında film, Critics Choice Documentary Awards’ta beş kategoride aday olarak yer alıyor. En İyi Belgesel Film ve En İyi Yönetmen adaylıklarına, görüntü yönetimi ile kurgu dallarındaki adaylıklar eşlik ediyor. Listenin diğer başlığı ise En İyi Müzik. Bunlar filmin aday gösterildiği kategoriler; sayfada kazanılmış ödüller olarak sıralanmıyor.
02Mahrem portreden üç yıllık yolculuğa
Filmin hikayesi, başlangıçtaki mahrem portreyle sınırlı kalmıyor. A24’nin özetinde Holmes’u yakından izleyerek başlayan anlatının üç yıla yayılan bir yolculuğa dönüştüğü belirtiliyor. Buradaki üç yıl, anlatının zaman içindeki kapsamı; Holmes’un portresi ise çıkış noktası. Tanıtım, kişiye odaklanan başlangıçtan daha uzun bir zaman dilimine uzanan bu geçişi filmin hikayesinin merkezine yerleştiriyor.
03Telluride’da gizli bir festival gösterimi
Filmin festival yolculuğunda ise gizli bir gösterim var. WIRED’ın aktardığına göre You Can See Everything, eylül ayının ilk günlerinde Telluride Film Festivali programına gizli bir ek olarak dahil edildi ve orada gösterildi. Festivaldeki bu ilk buluşma, programın önceden duyurulan filmlerinden biri olarak gerçekleşmedi.
WIRED ayrıca Nathan Fielder’ın ilk uzun metrajlı filminin sinemalarda gösterime girdiğini yazıyor. Yönetmenlik kariyerindeki bu ilk uzun metraj, haberin sinema gösterimine ilişkin verdiği bilgiye de eşlik ediyor.
Merak devam.



